|
ALTIN VURUŞ!
İSMAİL SARIÇAY
GENÇLERE KARŞI KURULAN TUZAKLAR
Gençlik
bir milleti ayakta tutan en büyük güçtür. Gençlik bir ülkenin
dinamizmi,geleceği,ufku ve yarınlarının sahibi olacak nesillerdir. Eğer bir
millet genç nesillerine sahip çıkmaz,onları maddi, manevi varlıklarıyla ve
çağın bilgi,teknoloji ve sanat dallarıyla donatamazsa,bir başka deyimle
onları çağa uygun şartlarla eğitemezse o ülkenin geleceği
karanlıktır,kaostur,sahipsizdir ve geri kalmışlıktır.
Bunun sonucu
madden ve manen çöküşün bütün temelleri atılmış,her türlü toplumsal
hastalıkların besin kaynakları oluşmuş demektir.
Bizde bu yazımızda gençliğimizin
yaşadığı hastalıkların başında gelen uyuşturucu ve alkol kullanma
alışkanlıkları üzerinde durup elimizden geldiğince gençlerimizi uyarmaya ve
onları alkol ve uyuşturucu tacirlerine karşı uyanık olmaya çalışacağız.
Çağımızın vebası olarak bilinen
”UYUŞTURUCU”
çağımız gençliğini derinden etkilemekte,bunalımlar ve onarılması güç
yıkımlar meydana getirmektedir. Gençler,maddi ve ruhi bunalımlarını
uyuşturucu vasıtasıyla güya unutmaya çalışmakta ve sorunlarından aldatıcı da
olsa kurtulmaya çalışmaktadırlar. Hatta “ALTIN
VURUŞ” dedikleri ölüme
yolculuğu,kurtuluş olarak görmektedirler.
Ne acıdır ki bütün bu sonuçlar toplumu
derinden sarsmakta,nice gençleri felâketlere sürüklemekte,nice anne ve
babaları kahretmekte, onların dünyalarını yıkmaktadır. Halbuki sorunları
tehlikeli yollarla unutmaya çalışmaktansa,gerçekleri kabul edip zorda olsa
çözüm yolları aranmalıdır.
Elbette insan kendini kolaycılığa ve en
hafif sorunlara göre hazırlarsa,gelecekte başına gelebilecek ağır problemler
karşısında bocalayacaktır. Onun için insan kendisini en ağır koşulları
göğüsleyebilecek şekilde madden ve manen yetiştirdiği taktirde altından
kalkamayacağı hiç bir problemin olacağını sanmıyorum. Çünkü her problemin
öyle veya böyle bir çözüm yolu bulunur.
Üstelik kendini uyuşturmakla veya canına
kıymakla neyi halledeceksin. Sanki karşısında bocaladığın ve yenilgiyi kabul
ettiğin problem sen kendini uyuşturunca veya canınla ödeyince çözülecek mi?
Eğer böyle bir yolla çözülebileceğine inanıyorsa bir insan,ya cehaletin
girdaplarında yüzüyordur yada ruhi bunalımlar içerisinde bocalıyor demektir.
Bu da kişinin derhal ve gönüllü olarak tedavi olmasını gerektirir. Bundan da
korkmamak gerekir.
Yaşadığımız çağın baş belası,insan ve toplumların sonunu hazırlayan tuzak, ‘ALKOLİZM
VE UYUŞTURUCU’ dur.
İnsan ve insanlığı korumak isteyen, bu iki
tehlikeye karşı uyanık olmak zorundadır. Dünya genelinde istatistikler
gözden geçirilir,günlük basın ve medya iyi izlenirse,günümüz insanı ve
toplumlardaki bela ve felaketlerde “ALKOL
VE
UYUŞTURUCU”nun
izleri hemen gözükür. Bunlardan birisi ülkemizde olan trafik kazalarıdır.
Trafik kazaları ülkemizde bir felaket haline gelmiş,her yıl binlerce
insanımızı bu kazalarda maalesef kaybediyoruz ve sakat bırakıyoruz.
Ülkemizde olan trafik kazalarının
%61’nin
alkollü insanlar tarafından yapıldığı yetkililerce açıklanmaktadır.
Televizyon haberlerinde her gün şahit olduğumuz trafik kazalarının büyük
çoğunluğunda arabaların içinden bira şişeleri çıktığını dehşetle izliyoruz.
Buna rağmen öyle anlaşılıyor ki hiç kimse bunlardan ibret de almıyor,ne
yazık ki tedbir de almıyor. Bu arada nice çocuklar yetim ve öksüz,nice ana
ve babalar evlatsız, niceleri de dul ve eşsiz kalıyor. Ayrıca trilyonlarla
ifade edilen maddi kayıplar da meydana gelmektedir.
Gelişen
ve zenginleşen dünyanın,pek çok sıkıntıyı aşmasına rağmen bu iki bela ile
yeteri kadar mücadele ettiği söylenemez. Hatta bu iki belanın birer
SÖMÜRÜ VE UŞAKLAŞTIRMA
vasıtası olarak kullanıldığı söylenebilir.
Günümüz
toplumlarını rahatsız eden;
TERÖR,BÖLÜCÜLÜK,
İNTİHAR, CİNAYET ve
TRAFİK BELASINDA bu iki illetin çok
büyük rolü vardır. İntihar saldırılarında kullanılan fertlerin uyuşturucu
müptelalarından seçilmesi tesadüfi değildir. Dünyada olduğu gibi,son
yıllarda Türkiye de de
UYUŞTURUCU VE ALKOLİZM’in belli
çevrelerce teşvik edilip yaygınlaştırılmakta olduğu gözlenmektedir.
PKK’yi
Türkiye’nin başına bela edenler PKK’nin arkasındaki asıl güçlerin”UYUŞTURUCU
ve
ALKOLİZMİ” gizlemede oldukça başarılı
oldukları görülmektedir. Gençlerin kandırılıp tuzağa düşürülmesi,bölücü
hareketler ve çeteler hep bu alkolizm ve uyuşturucudan sağlanan paralarla
beslenmektedirler.1990’lı yılların başlarında görüldüğü üzere SOVYETLER
BİRLİĞİ’nin çöküşünü hazırlayan en büyük sebeplerden birinin de
ALKOLİZM(özellikle VOTKA) olduğu SOVYET bilim adamlarınca da kabul
edilmektedir.
Eğer gerekli tedbirler alınmazsa yakın
gelecekte de ülkemizin büyük tehlikelerle karşı karşıya kalması
kaçınılmazdır. Çok kısa zaman öncesi PKK’nin yapmış olduğu intihar
saldırılarında kullandığı militanlara uyuşturucu vererek bu eylemleri
yaptırdığı devlet yetkililerince açıklanmıştır.
Gençlerimizi bu tuzağa çekmek isteyenler,onlara pembe laflar söyleyerek
kandırmaya çalışmakta ve içlerine çekmektedirler.

Sigaraya alışır gibi, Alkol ve Uyuşturucuya
alışan kişiler bu alışkanlıklarını
ÇAĞDAŞLIK
ve
EĞLENCE vasıtası olarak
sunmakta,sıkıntılardan kurtulma yolu olarak kabul ettirmeye
çalışmaktadırlar. Hatta alkol ve uyuşturucu almamak,
TUTUCULUK, GERİ KAFALILIK VE
ÇAĞDIŞILIK olarak suçlanmakta ve
gençleri bu suçlamalarla baş başa bırakarak alkol ve uyuşturucu almaya
zorlamaktadırlar.
Uyuşturucu,özellikle gelişmiş ülkelerin baş belası haline gelmiş,gençliğini
bu zehrin pençelerine kaptırmış batı ülkeleri son 15-20 yıldır kendi
geleceklerini nasıl kurtarabileceklerinin hesaplarını yaparken,bu illet
sessiz sedasız ülkemize de bulaşmıştır. Uyuşturucu bizim hem milli hem de
dini inançlarımıza ters düşmesi ve güçlü aile yapımıza zarar veremeyeceği
düşüncesiyle, ilk zamanlar ülkemizde pek dikkate alınmamıştı.
Ancak ülkemiz
üzerinde emelleri olanların gençlerimizi de bu bataklığa itmeleri
gecikmemiştir. Ülkemiz uyuşturucu trafiğinde köprü haline
getirilmiş,maalesef gençlerimizden bir kısmı bu tuzağa düşmüştür.
Gençlerimizi bu tuzağa düşmeden önce uyuşturucu konusunda bilgilendirmemiz
ve onlara uyuşturucuyu ve sebep olduğu korkunç tehlikeleri tanıtmamız
gerekiyor. O halde uyuşturucunun tanımıyla işe başlayalım.
UYUŞTURUCUNUN TANIMI:
Uyuşturucu;Sinirlere ve sinir merkezlerine az veya çok uyuşukluk veren
morfin,kokain,eroin,afyon ve esrar gibi maddelere denir.
Bir
başka ifadeyle,uyuşturucu madde; tıbbi amaçlar dışında kullanıldığı
taktirde,insanların maddi ve manevi sağlığı üzerinde kötü etkiler yapan,fert
ve toplum için ekonomik ve sosyal çöküntü meydana getiren,alışkanlık yapan,
kanunların bulundurulmasını, kullanılmasını ve satışını yasakladığı
maddelerdir.
Bu maddeler
sindirim veya solunum organları yoluyla yada kana şırınga yoluyla zerk
edilerek alınır veya verilir.
Uyuşturucu
maddeler niteliği ne olursa olsun ister tabii,isterse kimyasal yollarla elde
edilsin sonuç olarak aynı zararlı etkileri göstermektedir.
Uyuşturucu madde kullanımı ve
alışkanlığı insanlık tarihi kadar eskidir. Tarih boyunca insanlar
tavır,davranış ve sağlık üzerinde etkileri olan,önceleri”DOĞAL
KAYNAKLI” daha sonra “YAPAY
KAYNAKLI” uyuşturucu
madde ve ilaçları bulmuş ve kullanmışlardır. Uyuşturucu madde bağımlılığı,
geçmişten bu güne kadar devam ede gelmiştir.
Yurdumuzda da uyuşturucu madde kullanımında son yıllarda artışlar olduğu
istatistiklerde belirtilmektedir.
Aşağıdaki tablo bu durumu gözler önüne sermektedir.
ZAVALLI KURTULUŞ ZANNEDİYOR!
|
YILLARA GÖRE UYUŞTURUCU
KULLANIMI |
|
YILI |
KULLANICI SAYISI |
|
1992 |
802 |
|
1993 |
1068 |
|
1994 |
2189 |
|
1995 |
1721 |
|
1996 |
2570 |
|
1997 |
2776 |
Tabloda görüldüğü gibi
neredeyse her yıl uyuşturucu kullananların sayısı katlanarak artmakta ve
tehlikeli boyutlara ulaşmaktadırlar. Hatta liseler seviyesine kadar inerek
okullarımız çevresinde uyuşturucu pazarları oluşturmaya çalışıldığı, emniyet
güçlerinin değişik zamanlarda yaptıkları operasyonlarda ele geçirilen
kişilerin ifadelerinden anlaşılmaktadır.
Bu arada uyuşturucu etkisi
olup da uyuşturucu kapsamına girmeyen alımı ve satımı serbest olan uçucu
maddelerden de kısaca bahsetmekte fayda vardır.
Bu maddeler
TİNER,BALİ
vb. uçucu ve yapıştırıcı maddeler olup genellikle kimsesiz, genç ve fakir
kesimin tercih ettiği maddelerdir. Bulunmasının kolay ve ucuz olması bu
maddenin kullanımının cezai müeyyidesinin bulunmaması, bu maddelerin
kullanılmasını artırmaktadır. Ancak uyuşturucu madde kapsamına girmeyen bu
maddeler zamanla uyuşturucu kullanımına zemin hazırlamaktadır. Ülkemizde
yakın zamanda “TİNERCİ
ÇOCUK”denilen bu genç
insanların ne kadar ürkütücü cinayetler işlediklerine hep birlikte şahit
olduk.
İstanbul ve diğer
bazı şehirlerde insanları kaçırarak(İstanbul’da bir ana-kızı kaçırarak)nasıl
hunharca katletmişlerdi hala hafızalarımızdan
silinmemiştir.
İşte tinerci denilen bir gencin ibretlerle
dolu son hali görülüyor. Yazık değil mi?
Yine 13 eylül 1999 günü SATANİST denilen
(şeytancı yada şeytana tapanlar) üç genç, yetkililerden ve televizyonlardan
öğrendiğimize göre uçucu madde kokladıktan sonra Şehriban Coşkunfırat
adındaki bir genç kızı şeytana kurban etme bahanesiyle öldürüp mezarlığa
kendi elleriyle gömmüşlerdir. Bu tüyler ürperten olaylar da gösteriyor ki,
bu maddelerinde küçümsenmemesi gerekiyor.
İnsanların bu gibi
akla,ruha,bedene ve bilumum insan sağlığına zarar veren bu tip maddelerden
uzak durmaları gerekmektedir. Aksi taktirde ne büyük felaketlere yol
açabileceğini hepimiz canlı şahit olarak gördük ve görmeye de devam ederiz.
UYUŞTURUCUNUN İNSANLAR ÜZERİNDEKİ
ETKİLERİ BAKIMINDAN SINIFLANDIRILMASI
1-DEPRESANLAR.
Akli faaliyeti yavaşlatan,merkezi sinir sistemini bunalıma sürükleyen
maddelerdir. Bu maddeler AFYON ve türevleri olan MORFİN,EROİN ve KODEİNİ
gibi maddelerdir.
2-SİTİMLANTLAR.
Bunlar heyecanlanmaya sebebiyet veren,merkezi sinir sistemini uyaran
maddelerdir. Bu maddeler KOKA YAPRAĞI ve bundan elde edilen KOKAİN’dir
3-HALİSİNOJENLER.
Beyinde hayaller veya görüntüler meydana getiren maddelerdir. LSD
bunlardandır.
UYUŞTURUCULARDAN
BAZILARININ KISA KISA
TANITIMLARI
1-EROİN:Koyu
gri renkte olan eroin,uyuşturucu maddelerin en tehlikelisidir. Vücuda giren
1 gram eroin beyinde 1 milyon hücrenin ölümüne sebep olur. İnsanı 1-2
denemede bağımlı hale getirir. Bağımlı hale gelen kişi eroini bulamadığında
krize girer. Eroinin tedavisi yok denecek kadar az, oldukça zor ve uzun
sürelidir.
Eroin genellikle buruna çekilerek alınıyor. Mide bulantıları,baş
ağrılarına,halsizliğe ve asıl önemlisi de ruhi bozukluklara sebep olur.
Bağımlı hale gelen eroinman eroinsiz hiçbir şey yapamaz duruma gelir. Adeta
yaşayan bir ölü gibidir.
2-AFYON:Çiğnenerek,yutularak
yada damardan alınarak kullanılan bir uyuşturucudur. Kalp yavaşlaması,baş
dönmesi ve ten renginin solmasına sebep olur.
3-MORFİN:İğne
ile vücuda enjekte edilen morfin;ampul içerisinde satılır. morfin afyonun
gösterdiği yan etkileri gösterir.
4-KOKAİN:Beyaz
toz halinde olan bu madde,buruna çekilerek kullanılır. Kokain öldürücü bir
maddedir. Solunum yetersizliği,kalp durması ile ani ölümlere sebep olur.
5-LSD:Kokusuz,tatsız,parlak
ve mavi renkte olan LSD maddesi suda eritilerek kullanılır. Ağız ve enjekte
ile alınan bu madde kokainden daha güçlü ve tehlikelidir. İnsanı kısa süre
içinde kölesi haline getirir.
6-EXTACY:Eroin
ve kokain karışımlı,sinirlerde büyük tahribat yapan ölümcül zehir etkileri
olan kimyasal maddeler karışımı olan bir maddedir.
7-ESRAR.
Küçük miktarlarda bir deprasan olarak iş gören,fakat daha büyük dozlarda,
HALİSİNOJENLER gibi beyinde hayaller veya görüntüler meydana getirir.
Genellikle sigara içine karıştırılarak içilir.
8-ALKOL.
Hareket kabiliyetini sınırlayan,beyin fonksiyonlarını engelleyen maddedir.
Bu nedenle kazaların ve cinayetlerin baş sebeplerinden biridir.
9-UÇUCU
MADDELER:Solunum yoluyla vücuda
alınan bu maddeler,kısa süreli uyuşukluk ve konuşma yavaşlaması meydana
getirirler. Genellikle 10-18 yaş arasındaki çocuklar tarafından
kullanılıyorlar. Bunlar BALİ,DERBY gibi yapıştırıcı maddeler ve TİNER gibi
boya incelticilerden oluşmaktadır. Uyuşturucu maddelerin bütün dünyada çok
büyük bir sorun teşkil etmesi,sadece bağımlılık yapması,insan sağlığına
zararlı olması,ölümlere neden olması değil,gelecek nesilleri tehdit edecek
kadar kalıtsal bozukluklara sebep olması,bağımlıların suç işleme
eğilimlerini teşvik etmesi,silah kaçakçılığı ve uluslararası teröre odak
noktası oluşturmasıdır.
UYUŞTURUCULARIN BAZI ÖZELLİKLERİ
1-Canlı organizmanın yapısını
olumsuz etkiler
2-Fizik ve psikolojik
bağımlılık yapar
3-Ruhi,bedeni ve zihni
faaliyetleri bozar
4-Fert ve toplum yapısını
tahrip eder
UYUŞTURUCUYA ALIŞMA YAŞ GRUPLARI
Yapılan son araştırmalar
uyuşturucu kullanma yaşı genelde
16-30
yaş arasında daha çok kullanıldığını göstermektedir. Ancak
12-16
yaş arasının ise deneme dönemi olduğu anlaşılmıştır. Bu dönem insan
yaşamında “ERGENLİK
DÖNEMİ” olarak bilinir.
Aşağıdaki TABLO bu dağılımı
açıkça göstermektedir.
|
UYUŞTURUCU KULLANANLARIN
YAŞ GRUPLARI
(1997) |
YAŞ GRUBU
|
SAYISI
|
ORANI(%) |
|
16’dan küçük |
91 |
7,3 |
|
16-30 |
880 |
70,8 |
|
31-45 |
245 |
19,7 |
|
46-65 |
25 |
2,0 |
|
65’den büyük |
2 |
0,2 |
|
TOPLAM |
1243 |
100,0 |
Tabloda da
görüldüğü gibi uyuşturucu kullananların %70,8 ni 16-30 yaşarası gruplar
oluşturmaktadır. İnsanların bu yaşlarda yaşadığı psikolojik,sosyolojik ve
ekonomik problemlerden kurtuluş olarak uyuşturucuyu seçtikleri
anlaşılmaktadır.
Olgun yaş
dediğimiz 31-45 yaşları arası uyuşturucu kullanımının %20’lere
yaklaşması,üzerinde dikkatle durulması gereken bir başka husus olsa gerek.
16 yaşından küçük çocukların
uyuşturucu kullanma oranının %7,3 olması,tehlikenin gittikçe büyüdüğünün bir
göstergesidir. Bu durum bize şunu da ifade etmektedir. Uyuşturucu ilköğretim
çağındaki çocuklara kadar inme eğilimi taşımaktadır.
UYUŞTURUCU KULLANANLARIN AİLEVİ DURUMLARI.
(1997)
|
AİLESİ |
SAYISI |
ORANI(%) |
|
YOK |
133 |
10,2 |
|
VAR |
847 |
65,2 |
|
VAR-AYRI YAŞIYOR |
110 |
13,0 |
|
TOPLAM |
1300 |
100,0 |
Tabloda
görüldüğü gibi uyuşturucu kullananların iddia edildiği gibi çoğunun kimsesiz
ve yalnız olan insanlar olmayıp,bir ailesi olanların kullandığı
görülmektedir. Bu da bize gösteriyor ki ailelerin çocuklarına sahip
çıkmaması,onlara gerekli sevgi ve şefkat göstermemesi,arkadaş çevrelerini
iyi takip etmemeleri,çocuklarını manevi değerlerimiz yönünden eksik
bırakmaları ve çocuklara gerekli ilginin gösterilmemesi gibi nedenler
çocukları uyuşturucu simsarlarının tuzaklarına düşürmektedir.
UYUŞTURUCU KULLANANLARIN İŞ
DURUMU.
Uyuşturucu madde kullananlar arasında yapılan ankette (1997) düzenli bir işi
olmayanlar ve işsizler çoğunlukta olmakla birlikte düzenli işi olanlarında
uyuşturucu kullanabildikleri görülmüştür. Yapılan ankette bu durum açıkça
görülmektedir.
|
İŞ
DURUMU |
SAYISI |
ORANI(%) |
|
DÜZENLİ İŞİ VAR |
500 |
37,5 |
|
DÜZENSİZ
ÇALIŞIYOR |
486 |
36,5 |
|
İŞSİZ |
347 |
26 |
|
TOPLAM |
1333 |
100.0 |
KADIN VE ERKEK KULLANICILARIN
ORANLARI İSE ŞÖYLEDİR.( 1997)
Erkeklerin kadınlara göre daha fazla uyuşturucu bağımlısı oldukları
gözlenmiştir. Aynı durum ülkemizde uyuşturucu madde kaçakçılığına karışanlar
açısından da paralellik arzetmektedir.
CİNSİYET
|
SAYISI
|
ORANI |
|
ERKEK |
1278 |
95,7 |
|
KADIN |
57 |
4,3 |
|
TOPLAM |
1335 |
100.0 |
Tabloda
da görüldüğü gibi erkeklerin oranı kadınlara göre bir hayli yüksektir.
1997 YILINDA YAPILAN
ARAŞTIRMALARDA UYUŞTURUCUYA ALIŞMA NEDENLERİ VE ORANLARI.
Emniyet
güçlerince yakalanan,uyuşturucu sanıkları arasında yapılan ankete göre,
uyuşturucuya başlama nedenleri ve oranları aşağıdaki tabloda açık şekilde
gösterilmiştir.
|
NİÇİN
BAŞLIYORLAR(1997) |
|
BAŞLAMA NEDENİ
|
SAYISI
|
ORANI(%) |
|
Merak |
522 |
39,5 |
|
Arkadaşlık |
566 |
42,7 |
|
Eğlence |
44 |
3,3 |
|
Sorunlar |
192 |
14,5 |
|
TOPLAM |
1324 |
100,0 |
Yukarıdaki
tablodan da anlaşılıyor ki arkadaş çevresi ve merak uyuşturucuya alışma
sebeplerinin başında gelmektedir. Bu durum bize “söyle
arkadaşını söyleyeyim kim olduğunu”
sözünün ne kadar doğru olduğunun ifadesidir. Yine çeşitli adlar altındaki
eğlence ve sorunlar, uyuşturucuya alışma nedenlerinden bazılarını
oluşturmaktadır. Daha fazla söze ne gerek var, tablo her şeyi açıkça ifade
etmektedir.
UYUŞTURUCU KULLANANLARIN EĞİTİM
DÜZEYLERİ. (1997)
EĞİTİM DÜZEYİ
|
SAYISI |
ORANI(%) |
EĞİTİMİ YOK
|
119 |
8,9 |
|
OKUR YAZAR |
113 |
8,5 |
|
İLKOKUL |
725 |
54,3 |
|
ORTAOKUL |
176 |
13,2 |
|
LİSE |
176 |
13,2 |
|
YÜKSEK OKUL |
25 |
1,9 |
TOPLAM
|
1334 |
100,0 |
Görüldüğü gibi
uyuşturucu kullananların eğitim düzeyi oldukça düşük. Yakalanan sanıkların
ancak %1,9’u yüksek okul mezunu olması da bunu göstermektedir. %26,4’nün
orta ve lise , %71,7 sinin ilkokul ve aşağı eğitim seviyesinde oldukları
görülüyor. Eğitim seviyesi yükseldikçe insanların uyuşturucu kullanma oranı
da o derece düşmektedir.
1997 YILINDA UYUŞTURUCUDAN
YAKALANANLARIN MADDE CİNSİNE GÖRE DAĞILIMI DA ŞÖYLE TESPİT EDİLMİŞTİR.
|
SANIKLARIN MADDE CİNSİNE
GÖRE DAĞILIMI
(1997) |
|
UYUŞTURUCU MADDE |
SANIK SAYISI |
ORANI(%) |
|
ESRAR |
3462 |
65,0 |
|
EROİN |
1315 |
24,7 |
|
KOKAİN |
171 |
3,2 |
|
AFYON |
96 |
1,8 |
|
BAZMORFİN |
41 |
0,8 |
|
UYUŞTURUCU HAP |
205 |
3,8 |
|
ASETİK ANHİDRİT |
38 |
0,7 |
|
TOPLAM |
5328 |
100,0 |
Maalesef bugün
bir kısım genç içki ve diğer uyuşturucu maddelerle,içinde bulundukları
sıkıntıları hafifletmeye ve güya unutmaya çalışmaktadırlar. Bu yaş grupları
genellikle uyuşturucuya
BİRA ve
SİGARA
ile başlamaktadırlar. Bira kullananlar daha sonra alkole,alkol kullananlar
uyuşturucuya daha yatkın hale gelmektedirler. Aynı şekilde sigara
kullananlar esrar ve benzeri uyuşturuculara daha duyarlı hale
gelmektedirler. Bu tip insanlar kötü niyetli kişilerce istismar edilmeye
daha elverişli zemin oluşturmaktadırlar.
Ergenlik
dönemi, düşünce,duygu ve fiziksel olarak değişimlerin olduğu dönemdir.
Ergenlik döneminde yaşanan yalnızlık,insanlarla ilişki kurma
güçlüğü,kabullenilmeme duygusu,çeşitli sıkıntılar,ilgi toplama isteği ve
sevgi ihtiyacı gibi nedenler kişileri uyuşturucu madde kullanımına
itebilmektedir. Bu maddelere bağımlılık,kişide fiziksel,ruhsal ve
sosyal sorunlara yol açabilen bir rahatsızlıktır. Bu durum kişilerin en
üretken olması gereken döneme rastlamakta ve böylece ekonomik maliyeti
oldukça yüksek olmaktadır.
Bir ülkede gençler
arasında uyuşturucu madde alışkanlığının yayılması demek gelecekte
ülkeyi,serseri,vatan ve millet sevgisinden uzak,milli ve manevi değerlerden
mahrum kalmış insanlara teslim etmek demektir. Bakınız kitabımız KUR’ANI
KERİM
maide süresinin 90-91.
Ayetlerinde bizleri bu konuda nasıl uyarıyor. ”Ey
insanlar! İçki,kumar,putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi pisliklerdir.
Bunlardan kaçınınki
kurtuluşa eresiniz”
diyerek bütün insanları uyarmaktadır.
Yine peygamberimiz Hz.
Muhammed’in şu hadisi şeriflerine kulak verelim.”İçki
bütün kötülüklerin anasıdır”.”Çoğu sarhoşluk veren şeyin azıda haramdır”
demek suretiyle insanı uyuşturan bütün maddelerin zararlarına işaret
etmiştir.
Yapılan
araştırmalara göre uyuşturucu kullanımı ülkemizde de yıldan yıla artış
göstermekte, gereken tedbirlerin alınmadığı taktirde bu uyuşturucu belası
Türk gençliğini ve ülkemizi büyük bir felakete sürüklemektedir. Son
zamanlarda sokak ortalarında uyuşturucudan ölen
insanları,dehşetle,ürpererek, televizyonlardan izliyoruz.
Aşağıdaki
tablo ülkemizde yıllara göre uyuşturucudan ölenlerin sayısını açıkça ortaya
koymaktadır.
1990 İLE 1998 YILLARI ARASINDA
UYUŞTURUCUDAN HAYATINI KAYBEDENLERİN SAYISI ŞU ŞEKİLDE TESPİT EDİLMİŞTİR.
|
YILLARA GÖRE UYUŞTURUCUDAN
ÖLENLER |
|
YIL |
ÖLENLERİN SAYISI |
|
1990 |
10 |
|
1991 |
7 |
|
1992 |
11 |
|
1993 |
24 |
|
1994 |
10 |
|
1995 |
24 |
|
1996 |
37 |
|
1997 |
10 |
|
1998 |
7 |
Zaman zaman basın ve
Televizyonlardan ibretle izliyoruz. Kimisi bir duvarın dibinde,kimisi
sokaklarda, kimisi de oturduğu evlerde,yanında uyuşturucu madde ve kullanım
araçlarıyla birlikte ölü olarak bulunmakta ve hepimizi bir insan olarak
kahretmektedir.
Bir insan kendi kendini nasıl katleder bunu
anlamak mümkün değildir. Allah herkese akıl fikir versin diyelim.
İŞTE BİR İBRET LEVHASI
SONUCUN BÖYLE OLACAĞINI BİLMELİYDİN!
UYUŞTURUCUNUN İNSAN ÜZERİNDEKİ BAZI OLUMSUZ ETKİLERİ
1-Beyin Ve Merkezi Sinir Sistemini Tahrip
Eder
2-Delilik,Erken Bunama,Hafıza Kaybı Ve
Felç
3-Depresyon(Fizik Ve Moral Çöküntü)
4-Sayıklama,Saçmalama(Hezeyan)
5-Hayal Görme Ve Hayallerle Yaşama(Halüsinasyonlar)
6-Ölüm Arzusu Ve İntiharlar
7-Ani Ölümler
8-Endişe Ve Korkular
9-Şüpheler,Ters Yorumlar
10-Zaman Kavramlarında Çarpıtmalar
11-Erkeklerde İktidarsızlık
12-Kalp Ve Kan Düzensizlikleri,Şekil
Bozuklukları Ve Felçler
13-Karaciğer Ve Böbreklerin İflası
14-Nefes Darlığı,Öksürük Ve Boğulma Hissi
15-Zehirlenmeler
16-Cinayet,Gasp, Her Türlü Fuhuş Ve Anarşi
17-Aıds,Frengi,Kanser,Verem
Ve Kangren Gibi Amansız Hastalıklar Meydana Getirirler.
GENÇLERİ UYUŞTURUCUYA İTEN BAZI SEBEBLER
1-Bilgisizlik
2-Özenti
3-Birayı İçkiden Saymama
4-Grup Baskıları
5-Merak Etme
6-Çevreye Uyma Gayretkeşliği
7-Kendini İspatlama Gayreti
8-Genetik Yapının Maddeye
Yatkınlığı
9-Kişilerdeki Manevi Boşluk
10-Ailevi Problemler
11-Eğitimdeki Yetersizlikler
12-Uyuşturucu Kültürü
13-Dış Güçlerin Ajanları Ve
İşbirlikçilerinin Hedeflerinin Gençler Olması
14-Kimsesizlik Ve Başı Boşluk
15-Özel Günlerde Kullanılan
Bira Ve Alkollü İçkiler Gibi Etkinlikler Gençleri Uyuşturucu
Maddelere Bağımlı Hale
Getiren Sebeplerden Bazılarıdır.
UYUŞTURUCU BAĞIMLISINI NASIL
TANIRIZ?
1-Kişinin ilaçları saklamaya
veya gizlemeye çalışması
2-Cilt üzerinde mor ve siyah
iğne yerlerinin bulunması (kol,el üstü ve bacaklarda)
3-Damarlar üzerinde su
toplamasını andıran iltihapların varlığı
4-Uyuşukluk ve devamlı
vücudunu kaşıma eğilimi
5-Gözbebeklerinin büyük
ölçüde değişmesi
6-Kişinin oturup gözlerini
boşluğa dikmesi
7-Şırınga gibi uyuşturucu
aletlerin bulunması
8-Bağımlılara mahsus
argoların kullanılması
9-Kişinin belli zamanlarda
ortadan kaybolma eğilimi
10-Kişinin geliri ile
harcamaları arasındaki dengesizlik
11-Önceden güvenilir olan bir
kişinin cinayet,gasp,hırsızlık, fahişelik v.b suçlara yönelmesi
12-Madde alma zamanı geldiğinde göz
sulanması,burun akması,ağrı,kaşıntı, esnemeler ve göz
bebeklerinin büyümesi
13-Sinirlilik ve kriz tutması
14-Cebinde veya eşyaları arasında çeşitli
toz ve benzeri maddelerin bulunması
UYUŞTURUCU BAĞIMLISINA YARDIM
Uyuşturucu kullanımının yukarıda
saydığımız işaret ve belirtilerini teşhis ederek,gecikmeden gerekli
tedbirlerin alınması gerekir.
Bunların başında aile,öğretmen
ve okul-aile işbirliğinin sağlanması büyük önem taşımaktadırlar.
Uyuşturucu bağımlıları,tıbbi
tedaviye muhtaç olan hastalardır. Uyuşturucu kullanımı ne kadar erken fark
edilirse,bağımlının kurtulma şansı o kadar yüksektir. Bunun için bağımlının
annesi,babası veya kendisi derhal ilgili uzman doktora veya kuruma
başvurmalıdır. Aksi taktirde uyuşturucunun yaptıramıyacağı hiçbir kötülük
yoktur. Buna örnek şöyle bir hikaye anlatılır.
Bir mahallede halim,selim,herkese yardıma
koşan,güvenilir,dürüst bir adam vardır. Mahallede bu adama göz koyan bir
kadın,bir gün küçük çocuğuna bu adamı, evinin çeşmesi bozuk bahanesiyle eve
çağırtır. O yardımsever ve dürüst insan hiçbir art niyet taşımadan kadının
evine gider. Kadın hemen kapıyı arkadan kilitleyerek daha önceden kurmuş
olduğu plan gereğince şöyle der.
-
Kadın: ”Ben senin olmak
istiyorum, onun için çağırttım çocuğa seni” der .
-
Ad |